Mert Öztürk kimdir?

1992 yılında İzmir’de doğdum ve Karşıyaka’nın Donanmacı mahallesinde yetişip, hayatımın yarısını geçirdim. Gerek ailem gerekse en yakın arkadaş çevrem olsun, her zaman etrafımda açık görüşlü ve destekleyici insanlar var oldu. Bu yüzden gelişimim de bu şekilde çok yönlü ve yeniliklere her zaman açık bir şekilde oldu. İlkokul yıllarımı geçirdiğim Karşıyaka İlköğretim Okulu (eski adıyla Şube), evime bir baba ıslığı mesafesindeydi. Sabahları, okul başlamadan 2 saat önce evden topu alır çıkardık. Okul bahçesinde karanlıkta futbol oynarken, okulun başlamasına yakın kaçış planımızı yapar, 3 saat sonra başlayacak olan beden eğitimi dersine geri gelecek şekilde kendimizi ayarlardık. Karşıyaka esnafıydı topumuzu yakaladığında kesmekle tehdit eden. Yine kendileriydi, zillerine basılıp kaçılan. Herkes herkesin evini biliyordu neticede. Ellerimize telefonlar çok geç düştü. Evlere internet lise zamanı bağlatıldı. Öncesinde yoktu o tarz alışkanlıklar. En fazla, üç beş arkadaş toplanır, ya biriktirdiğimiz tasolarla oynardık ya da bir internet kafeye giderdik. Counter-Strike, Ultima Online, Knight Online, Half-Life, Winning Eleven, Fifa tarzı oyunlar oynardık. Sıkılınca ise komple cam olan bir apartman kapısını kale yapıp, attığımız ilk gol ile tuz buz olan cam yüzünden arkamıza bakmadan kaçardık. Bu kaçış, haliyle, zile basıp kaçtığımızdaki adrenalinden daha yüksekti ve o günlük evlere dağıldığımızın sessiz habercisiydi.

Aslında benim için bugün kendime çizdiğim yolun temelleri, henüz üniversite eğitimimin ilk yılından geçer. Benim kontrolümün dışında gelişen olaylarla birlikte kendimi Uluslararası İlişkiler ve Avrupa Birliği bölümüne kaydolmuş buldum. Başlarda bu bölüme girişimin nedenini bilmememe rağmen, sonlara doğru bölüm ikinciliğiyle bitirişimle herşeyin fazlasıyla farkındaydım. Bölümü o kadar sevmiştim ki yaz aralarında Türkiye’nin bazı köklü ve önemli uluslararası düşünce kuruluşları ve think-tank’lerinde stajlar yaparak ve yurt dışında bir kaç Birleşmiş Milletler Simulasyonu katılımlarımla, hem pratiğimi geliştirip hem de yurtdışı deneyimlerine sahip oluyordum.

img_0194
2013 – Belgrad / Sırbistan. Birleşmiş Milletler Simülasyonu

Tabi bunlar beni üniversite bitiminde nereye taşıdı? – Bilinmezliğe! Okul bitiminde tamamen kendi başınıza kaldığınızda artık ezberci yönünüzü bir kenara atıp, yaratıcı yönünüzü öne çıkarmanız gerekiyor ki hayatı başkalarının dikte ettiği şekilde değil kendi mutluluğunuz üzerine kurabilesiniz. Bunu farketmem en az bir yılımı aldı. Ancak geç olsun güç olmasın denilebilir.

Araya kısaca girmek istiyorum ki tüm bu hayati ve akademik gelişmelerin yanında, sportif gelişim de bir o kadar önemlidir bana göre. Çok küçük yaşlarda futbol ile başlayıp, düzenli bir şekilde bunu üniversite yıllarıma kadar devam ettirdim. Lise yılları bitiminde, Goju-Ryu ve Japon Jujutsu’su dallarında, Karate eğitimime başlamıştım ve bunu 25 yaşıma geldiğimde taçlandırarak siyah kuşak 1. Dan kademesine kadar yükselttim. Tabi bu süreç içinde dövüş sanatları hayatımın bir parçası oldu ve halen büyük bir tutku olmaya devam ediyor. Gittiğim yerlerde yerel dövüş sanatlarını öğrenerek, kendi tekniğimin üzerine ekliyorum. Bunun sonuncusu ise Tayland’da çeşitli yerel salonlarda katıldığım Muay Thai (Tayland Boksu) kampları ve eğitimleri oldu. Bir insanın kendi bedeni tanımasının ve sağlığını her daim korumasının, beyin fonksiyonlarını ve ruh sağlığını da pozitif yönde etkilediğini düşünüyorum.

img_e8529

Farklı kültürlerle kaynaşıp, yeni insanlarla tanışıp, bambaşka diller öğrenmenin tadını bir kere almıştım. Bunun, kesinlikle insanın doğasında olan merak iç güdüsünü beslediğini düşünüyorum. Okul bitiminden sonraki yıl, burs ile gittiğim Israil’in Tel Aviv Universitesi’nde Diplomasi ve Güvenlik alanında Yüksek Lisans’a başladım. İlk bir kaç ayı tamamladıktan sonra, bazı nedenlerden dolayı programı tamamlamama kararı aldım.

img_2391
2014 – Ortadoğu’nun en tehlikeli yollarından biri üzerinden geçerken, İsrail – Gazze (Filistin) sınırına metreler kala…

Bundan tam 1 yıl sonra, başvurmuş olduğum Jean Monnet Bursuna yedek listeden, 200 kişilik asil listeye geçtiğim haberini telefonla almıştım. İnsan hayatında yaşanan büyük kırılma noktalarından birini yaşıyordum ve o an farkında bile değildim. Tabii ki de evet cevabımı verdim ve kendimi Brüksel / Belçika’da bir İngiliz üniversitesi olan Kent’te, Uluslararası Çatışma ve Güvenlik yüksek lisansında buldum. Bunun bana akademik getirileri bir yana, Brüksel’de yaşıyor olmam sebebiyle daha önce temellerini atmış olduğum Fransızca dilini, Brüksel’in francophone sokaklarında öğrenme fırsatım oldu.

img_4035
2015-2016 – Brüksel / Belçika – Yüksek lisans zamanları. Şehrin merkezinde bulunan Grand Place’a açılmış bir Birleşmiş Milletler gösteri çadırı

İkinci hayat değiştirici getirisi ise, Avrupa’yı karış karış gezmem oldu. İşte tam bu noktada artık bir bağımlıydım. Ben buna ‘farklılık’ bağımlılığı diyorum. ‘Anti-monotonluk’ bağımlılığı gibi bir şey sanırım. Artık yapmak istediğim iş her ne ise, bunu seyyahlık ile bağdaştırıp yeni bir oluşum yaratmam gerekiyordu kendimce. Rüzgarda nereye olsa savrulan bir yaprak gibi değil de, önce rüzgarımı kendim yaratıp, o rüzgarın gücüyle savrulmak daha akıllıca geliyordu.

img_3127
Jean Monnet Burs Programına sevgiler, saygılar…

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), Birleşmiş Milletler ve benzeri uluslararası örgütler, bünyesinde çalışmak istediğim yerlerden olmuştu hep. Brüksel’deyken yaptığım başvuruda NATO’ya çağrıldım ve bir süre çalıştıktan sonra artık zaman gelmişti… Tekrar hayati bir karar alıp çalışmaya devam etmektense büyük bir hevesle aldığım 80 litrelik devasa sırt çantamı toparlayıp yola çıktım. Bu tarz bir karar alırken hayat amacınız para odaklı olamıyor. Eğer öyle ise zaten bu karara varamıyorsunuz bile. Bir yerde NATO gibi bir örgütte muhteşem iş olanakları ve çalışma koşullarını (inkâr edemem) bir kenara itip, sonsuz bir belirsizliğe doğru yola çıktım.

img_8004
NATO’da çalıştığım zamanlar. James Bond da olsanız beyaz yakalısınız…

Ancak beni heyecanlandıran ise zaten bu yolun belirsizliğiydi daha en baştan. Çok mu para biriktirmiştim bu belirsiz yolculuk için? – Hayır. Hatta dürüst olmak gerekirse, bursumdan artan son kısmı cebimde taşıyarak yola çıkmıştım. Çoğu insanın tahmin edeceğinin aksine, çok az para ile yola çıkmak, çok fazla bir birikimle yola çıkmaktan kat kat daha faydalı oldu benim için. Bunun nedenine detaylıca farklı bir yazımda değineceğim.

img_8948
İşten ayrılma ertesi, 80 litrelik çantayı işte o aldığım an. Artık geri dönüşü olmayan bir yola girmiştim 🙂

Kariyer odaklı, emekliliği düşünerek, sigortamı kontrol ederek, tekdüze ve değerinin sadece yıllar bazında diğer rakiplerinin önüne geçebileceği bir CV’ye sahip olmak yerine, kendime göre bir CV yarattım ve bir süre sonra kimseyle yarışmadığımı ve rakip olmadığımı anladım. Aslında tek kişi vardı kendimi kıyaslamam gereken, o da kendimdi. Amacım kimseyi yargılamak değil. Bu tarz fikirler, kimine göre uçuk kaçık ve yanlışken, kimine göre doğru gelebilir. Bunun tersini uygulayana da saygım var çünkü o da kendi yaptıklarının doğru olduğunu düşünerek, kendi rasyonel dünyasında hareket ediyordur. Şu ana kadar herşey fazlasıyla muhteşem gidiyor ve sadece kendi hayatıma etki etmekle kalmıyor, bulunduğum çevreye de etki etme potansiyelimin olması bile herşeyin daha da iyiye gideceğinin ufak bir göstergesi. Herkes kendi gerçekliğini yaşar ve gerçekliğimizi kendimiz yaratırız. Herkes için ortak bir gerçeklik olmadığından, doğru, yanlış, başarı, başarısızlık, iyi ve kötü gibi kavramlar kişinin kendi algısına ve yorumuna kalmıştır. Bu gibi kavramlar, yeri geldiğinde motivasyon kaynağı olabilecek iken, bazı durumlarda ise motivasyon kırılmasının temel kaynağı haline dönüşebilir. Dikkat etmek gerekir 🙂

 

 

 

 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

Powered by WordPress.com.

Up ↑

%d bloggers like this: